Wednesday, July 16, 2008
Günah Nedir?
Bir kreşte bir gün öğretmen çocukların oturmasını istemiş. Çocuklar yavaş yavaş oturmaya başlamış, fakat Mehmet oturmak istememiş. Ayakta kalmış. Öğretmen nazik bir şekilde “Mehmetcim otururu musun lütfen?” diye rica etmiş. Mehmet de “Hayır! Oturmak istemiyorum” demiş. Öğretmen ısrar etmis, ısrar etmiş ama Mehmet nedense oturmuyormuş. Sonuçta dersin devam edebilmesi için, öğretmen gidip Mehmet’i zorla oturttu. Tam ders başlayacakken Mehmet, “bedenim oturuyor ama içim hala ayakta!”
Hepimiz Mehmet’e benziyoruz aslında. Bazen istediğimizi yapmak istiyoruz ve büyüklerimizin, patronlarımızın, öğretmenlerimizin dediğini yapmak istemiyoruz. Bazen de Mehmet gibi biz de isyan ediyoruz.
Tanrı’ya karşı da aynı şekilde davranırız. Tanrı’nın istediğini yapmak istemiyoruz bazen. Kendi istediğimizi yapmak isteriz ve ona göre Tanrı’ya karşı isyan ederiz.
Bugün bu isyankarlıktan bahsetmek istiyorum. Yani günah hakkında konuşmak istiyorum. Tabii Tanrı’ya karşı isyan etmek günah işlemek demektir. Günah her yerdedir. Her yerde günahın etkilerini görüyoruz. Kendi hayatlarımızda da görüyoruz. Tanrı’ya göre tam olarak günah nedir? Günahın etkileri nelerdir? Günahın çözümü nedir? Bugün Tanrı’nın yardımıyla bu soruları cevaplamayı başlayacağız.
Şimdilik o kreşe dönelim. Öğretmen Mehmett’ten kötü veya yanlış bir şey istemedi. Mehmet’e hizmet etmeye, yardım etmeye ve ders vermeye çalışıyor. Ama Mehmet yine de kabul etmek istemiyor. Çoğu zaman büyüklerimiz, patronlarımız, öğretmenlerimiz bizim iyiliğimizi isterler ama yine isyan ederiz bazen. Neden? Belki her konuda aynı fikirde olmadığımız içindir. Belki onların görebildiklerini göremediğimiz için. Belki de onların bizden istedikleri zor olduğu için.
Ama başka bir neden daha var. Biz insanlar olarak başkaları tarafından yöneltmeyi sevmiyoruz ve sırf direnmek için direndiğimiz oluyor.
Tanrı’yı düşünelim şimdi. Bazen Tanrı’nın istediğini yapmiyoruz. Mesela Tanrı diyor ki “komşunu kendin gibi seveceksin.” Ama bazen diğer insanları sevmiyoruz. Tanrı “nefret etmeyin” diyor ama biz nefret ediyoruz. Başka bir yerde Tanrı, “yalan söylemeyeceksin” diyor ama biz yalan söylüyoruz. Tanrı “başkasının malına göz dikmeyeceksin” diyor ama göz diktiğimiz, göz dikenlere rastladığımız olmuyor mu?
Dürüst olursak itiraf etmemiz lazım. Hepimiz günah işliyoruz! Kutsal Kitap da açıkça söylüyor zaten. 1 Yuhanna 1:8 şöyle diyor: “Günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız, içimizde gerçek olmaz.”
Tanrı’nın istediğini her yapmadığımız zaman, veya Tanrı’nın istemediğini yaptığımız zaman, günah işlemiş oluyoruz. Yani Tanrı’ya karşı isyan etmiş oluyoruz. Bu dünya’nın adil yargıcının önünde suç işlemiş oluyoruz.
İşte bizim günahlarımız ruhlarımızı kirletiyor. Her işlediğimiz günah Tanrı’ya karşı bir suçtur.
Yeşaya 59:2 şöyle diyor: "Ama suçlarınız sizi Tanrınız’dan ayırdı. Günahlarınızdan ötürü O’nun yüzünü göremez, Sesinizi işittiremez oldunuz."
Günah ciddi bir şeydir! Tanrı günahtan nefret ediyor. Günahın etkileri de bunlar. Hayatlarımızda günah varken biz Tanrı’dan uzaklaşıyoruz. Günah varken hayatımıza nasıl Tanrı’dan bereket isteyebiliriz? Günah varken nasıl Cennette gidebiliriz?
O zaman neden günah işliyoruz? Tanrı’yla aynı fikirde olmadığımız için mi? Tanrı’nın istediği şeyler çok zor olduğu için mi? Olabilir ama daha derin, daha temel bir neden var. Hepimiz günah işliyoruz. Günahlarımız bizi Tanrıdan daha çok uzaklaştırıyor. Yine de günah işlemeye devam ediyoruz. Hepimiz! Daha da beter olarak günah çekici geliyor bize! Yani günah işlemek istiyoruz! Yoksa işlemezdik zaten.
Mesih İsa hariç hiç kimse “artık günah işlemeyeceğim” diye karar verip kusursuz bir hayat sürdüremedi bu dünyada. Neden?
Çünkü bizim günahlı benliğimiz var. Yani günah sadece geçici bir zayıflık veya bir unutkanlık değildir. Günah dünyaya girince insanın temel yapısını bozdu, hepimiz bu bozukluğun devam etmesine izin verdik. Yanlış olmasına karşın biz isyan etmeye devam ediyoruz ve günah bize çekici geliyor.
Evet biz günah işliyoruz. Günahın etkilerini hayatımızda görüyoruz ve Tanrı’ya karşı ciddi bir suç işlemiş oluyoruz. Günahlı benliğimiz de var ve bu günahlı benlikten dolayı günah işlemeye devam ediyoruz ve günah bize cazip geliyor.
Ama günah sadece kişisel bir şey değil. Yani günahın daha geniş bir boyutu da var. Evet kişiler olarak günah işliyoruz ve kişisel olarak günahın etkilerini görebiliriz ama günahlı bir dünyada yaşıyoruz ve günah bütün bu dünyanın sistemlerini bozuyor. Örneğin, ölüm, hastalık ve bütün adaletsizlik genel olarak günahın eseridir. Dünyamıza günah girmeseydi hastalık ve adaletsizlik da olmazdı.
Bu demek ki günah hem Tanrı’ya karşı kişisel bir suç hem de her insanın sahip olduğu bir benlik hem de dünyaya getirilen bir bozukluktur.
Peki... bir çözüm var mı? Evet! Ama çözüm kendimizden kaynaklanmıyor. Yani benliğimiz zaten bozuk. Suçluyuz ve kendi çabalarımızla suçlarımızı silemiyoruz.
Bazılar diyor ki, “iyi işler yaparsam günahlarım silinir.” Ama ne kadar saçma bir şey! İyi işlerimiz suçlarımızı kaldıramaz... “Evet Sayın Yargıç, adamı öldürdüm, ama bütün öldürmediğim insanları düşünün! Bir de hep iyi şeyler de yapmayı çalışıyorum. O kadar çok iyilik yaptım ki..” böyle bir şey olur mu hiç?
Kendi çabalarımızla kesinlikle kurtulamayız, bağışlanamayız. Umudumuz varsa bu Tanrı’nın lüfundan kaynaklanıyor. Onun için Tanrı Mesih İsa’yı gönderdi bu dünyaya. Mesih İsa’ya iman edip, ona güvenip kurtulabiliriz!
1 Yuhanna’ya dönelim. 1 Yuhanna 1:9-10 şöyle diyor:
“Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır.”
2:2 de şöyle devam ediyor:
“İsa Mesih günahlarımız, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.”
Başka bir programda Mesih İsa’nın ölümüne daha ayrıntılı bir şekilde bakacağız. Ama günahlarımızın çözümü burada bulunuyor. Mesih İsa’ya iman edenler tövbe edip bağışlanabilirler. Günahlarımız Tanrı tarafından, Mesih İsa’nın ödediği ücret sayesinde, tamamen siliniyor, kaldırılıyor.
Tanrı da bizi yalnız birakmıyor. Mesih İsa’ya iman ettikten sonra içimizde yeni istekler de doğuyor. Hiç birimiz bu dünyada kusursuz olamayacağız. Ama Tanrı yüreğimizi değiştirmek istiyor, benliğimize şifa vermek istiyor eğer izin verirsek. Aynı zamanda Tanrı tarafından, Kutsal Ruh aracılığıyla günaha düşmemek için güç isteyebiliriz.
Tanrı bizim kurtarıcımızdır. Bizim umudumuzdur. Bize şifa veren, yüreğimizi değiştirendir. Bizim görevimiz de aldığımız lütfu diğer insanlara yansıtmaktır. Tanrı’nın Mesih İsa aracılığıyla sağladığı kurtuluş yolunu duyurmaktır.
Evet günah işliyoruz. Günahlı benliğimiz var. Günahlı bir dünyada yaşıyoruz. Ama umudumuz da var. Mesih İsa’da bağış ve şifa bulabiliriz. Tanrı bu dünyayı bir gün tamamen değiştirecek. O zamana kadar İsa’ya iman edelim. Ona güvenelim. Ona sadık kalalım.
Bugün programımızı çok eski bir duayla bitirmek istiyorum:
Tanrım,
Her yerde barış ve huzuru sağlamak için,
Bana yardım et ki;
Kinin bulunduğu yere, sevgi.
Hakaretin bulunduğu yere, af;
Anlaşmazlığın bulunduğu yere, birlik;
Yanlışlığın bulunduğu yere, hakıkat;
İmansızlığın olduğu yere iman;
Ümitsizliğin olduğu yere, ümit;
Karanlığın olduğu yere, aydınlık;
Kederin olduğu yere, neşe getireyim.
Rab’bim lütfet!
Avutulmaktan çok avutmayı;
Anlaşılmaktan çok anlamayı;
Sevilmekten çok, sevmeyi dileyeyim.
Çünkü insan verince, alır;
Benliğin unutunca, benliği bulur;
Affedince, affedilir; ölünce, sonsuz hayata erişir.
Amin!
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment