Wednesday, July 16, 2008

İsa Mesih Kimdir?


Büyük bir şirketin yeni güvenlik görevlisi varmış. Bir gece güvenlik görevlisi dolaşıyor şirkette ve bir ses duyuyormuş. Sanki başkanın bürösünden geliyormuş. Güvenlik görevlisi yavaş yavaş yaklaşiyor ve başkanın kapısı açıkmış, içerde işik yanıyor. İçine bakıyor ve bir adam dosyaları okuyor, çekmeceleri açıyor! Güvenlik görevlisi geriliyor, hemen polisi çağrıyor, silahını çıkarıp içeri giriyor. “Dur!” diyor. “ellerini kaldırın!” Bağırmayı devam ediyor ve içerdeki adam korkuyor, ayağa kalkıyor, hiç birşey demiyor. Polis gelince adama kelepçe koyuyorlar ve onunla konuşmayı başlıyorlar. “ Ne yapıryordun burada? Buraya nasıl girdin? Kimsin sen?” Sonunda adam anlatıyor. “Ben bu şirketin başkanıyım” diyor. “Bu benim büröm zaten. Acil işim vardı ve geç saatlere kadar çalışıyordum. Herhalde bu yeni güvenlik görevlisi beni tanıyamamış, hırsız olduğumu sanmış.” Kimliği görülünce adam doğrulanmış. Gerçekten o şirketin başkanıymış. O güvenlik görevlisi çok pişman oldu. “Keşke başkanın bürösündeki adamı tanısaydım! Keşke sorsaydım!”

Kimlik çok önemli bir şey, işte! Nasıl o güvenlik görevlisi şirketin başkanı tanımış olsaydı çok farklı bir şekilde davranırdı, biz de doğru davranabilmemiz için İsa Mesih’in kimliğini tanımamız lazım.

Bugün Kutsal Kitap İsa Mesih’in hakkında ne öğrettiğine bakacağız. Önemli bir örnek olarak İsa’nın hayatından bir hikaye okuyalım. İncil’de Markos 2:1-12 şöyle diyor:


Birkaç gün sonra İsa tekrar Kefarnahuma geldiğinde, evde olduğu duyuldu.

O kadar çok insan toplandı ki, artık kapının önünde bile duracak yer kalmamıştı. İsa onlara Tanrı sözünü anlatıyordu.

Bu arada Ona dört kişinin taşıdığı felçli bir adamı getirdiler.

Kalabalıktan Ona yaklaşamadıkları için, bulunduğu yerin üzerindeki damı delip açarak felçliyi üstünde yattığı şilteyle birlikte aşağı indirdiler.

İsa onların imanını görünce felçliye, ‹‹Oğlum, günahların bağışlandı›› dedi.
Orada oturan bazı din bilginleri ise içlerinden şöyle düşündüler: ‹‹Bu adam neden böyle konuşuyor? Tanrıya küfrediyor! Tanrıdan başka kim günahları bağışlayabilir?››

Akıllarından geçeni hemen ruhunda sezen İsa onlara, ‹‹Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz?›› dedi.

‹‹Hangisi daha kolay, felçliye, ‹Günahların bağışlandı› demek mi, yoksa, ‹Kalk, şilteni topla, yürü› demek mi?

Ne var ki, İnsanoğlunun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye...›› Sonra felçliye, ‹‹Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git!›› dedi.

Ne var ki, İnsanoğlunun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye...›› Sonra felçliye, ‹‹Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git!›› dedi.

Adam kalktı, hemen şiltesini topladı, hepsinin gözü önünde çıkıp gitti. Herkes şaşakalmıştı. Tanrıyı övüyorlar, ‹‹Böylesini hiç görmemiştik›› diyorlardı.

Burada felçli bir adam dört arkadaşı tarafından İsa’ya götürülüyor. Bu dört arkadaşı felçli adamı o kadar çok seviyorlar ki onu kaldırıp, yatağıyla beraber İsa’ya doğru yola çıkyorlar. Ev kalabalık olduğu için giremiyorlar, ama vaz geçmiyorlar! Çatıya çıkıp kazmaya başlıyorlar! Felçli adamı yatağıyla beraber indiriyorlar İsa’nın önünde. İsa bu adamı ve arkadaşlarını görünce neden geldiğini biliyor. Şifa bekliyorlar, İsa da ona şifa verecek. Fakat önce bu adamın diğer ihtiyaca karşılamak istiyor. Şifadan çok daha derin bir ihtiyacı var. Her insanın olduğu gibi bu adamın günahları var. İsa da onun imanını görünce felçli adamın günahlarını bağışlıyor. Ama nasıl? Sadece Tanrı günahları affedebilir. Oradaki bazı din adamlar da bunun farkındadır ve şikayet etmeye başlıyorlar. O zaman, İsa, günahların bağlışlayabildiğine kanıtlamak için, sonra bu adama şifa veriyor.

Burada görüyoruz ki İsa sadece Tanrı’nın yapabildiği şeyleri yapabilir. Tanrı’nın yetkisi İsa’da vardır.
Aynı şekilde İsa Mesih bizim günahlarımızı bağışlamak istiyor. Bize şifa vermek istiyor. Yetkisi de var. Biz de bu adamlar gibi iman edebiliriz, şifa ve bağış bulabiliriz!

Ama önce İsa’nın gerçek kimliğiyle yüzleşmemiz lazım. Kutsal Kitap’ta yüzlerce ayet İsa’nın kimliğini açıklıyor ama biz sadece bir kaç tanesine bakabiliriz.

Mesela, İsa kendi hakkında şöyle diyor:
Yuhanna 10:30
“Ben ve Baba biriz”

“Baba” zaten Tanrı demek ve burada Isa kendisi Tanrı’yla “bir”olduğunu söylüyor.

Türkiye’de çoğu insan İsa’ya saygı duyuyor, İsa Mesih’e önem göstermek istiyor. Ama saygı göstermek için İsa Mesih’in kendi sözlerine güvenmemiz lazım. Yoksa şu güvenlik görevlisi gibi olacağız, doğru bir şekilde davranamayacağız.

Belki İncil’deki İsa’nın kimliğiyle ilgili en net ayetler
Yuhanna 1:1, 14:
“Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı.”
“Söz insan olup aramızda yaşadı.”


Demek ki İsa Mesih Tanrı’nın yaşayan Sözüdür ve Tanrı’nın kendisidir. Sonsuzdur ve her zaman Tanrı’ydı. Mesih İsa, Tanrı’nın ebedi Sözü olarak insan oldu, aramızda yaşadı.

Mesih İsa “sıradan” bir peygamber değil. Tanrı’nın Sözüne göre İsa Mesih sadece Tanrı’nın yapabildiği şeyleri yapabilir, günahları bağışlayabilir. İsa Mesih Tanrı’nın yaşayan Sözüdür ve Tanrı’nın kendisidir.

Bazen arkadaşlarım “Ama İsa Mesih nasıl Tanrı olabilir? bir insan Tanrı olabilir mi?” diye soruyorlar. Bu soruyu anlıyorum tabii, ama biraz mantıksız. Zaten bizim inandığımız bir insanın Tanrı olması değildir. Hiçbir insan Tanrı olamaz. Ama Tanrı’nın insan olması imkansız değildir.

Tanrı herşeyi yapabilir mi? Tanrı’nın yapamadığı birşey var mı?

Tanrı fiziksel bir bedene mahkum değil. Fiziksel sınırları yok. Tanrı evreni dolduruyor. Her zaman her yerdedir. O zaman Tanrı, her yerde olurken, aynı zamanda insan şeklini alıp İsa Mesih olarak dünyaya gelemez mi?

Tanrı’nın yapamadığı birşey yoksa o zaman “İsa Mesih nasıl Tanrı olabilir?” sormak mantıksız. Daha doğru bir soru olarak, “Tanrı niye öyle bir şey yapar? Niye bir insan olup aramızda yaşar?”

Kutsal Kitap baştan sona kadar bu soruya cevap veriyor. İsa Mesih insanları kurtarmak için, bir fidye olarak kendi hayatını vermek için geldi. Kusursuz bir örnek olarak Tanrı’nın kimliğini göstermek için geldi. Tanrı’nın bize olan sevgisini kanıtlamak için geldi. Bu dünyadaki kötülüğünü yenmek için geldi.

Tanrı’nın planı her zaman öyledi.

Mesih İsa, Tanrı’nın insan şekli olarak, bizim yerimize öldü. Çarmıhta bizim cezamızı çekti. Biz günah işliyoruz, biz ölmeyi hak ediyoruz ama İsa Mesih bizi kurtarmak için mükemmel bir kurban oldu, mezara kondu ve üçünce günde dirildi. Ölümü, günahı, dünayı yendi.

İsa şöyle diyor: “Tek yol, gerçek ve yaşam Ben’im. Benim aracılığım olmadan hiç kimse Baba’ya gelemez.”

Peki, İsa’nın aracılığıyla biz nasıl Tanrı’ya gelebiliriz?

Romalılar 10:9 şöyle diyor
“Isa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı’nın O’nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen, kurtulacaksın.”


Biz İsa’nın gerçek kimliğini kabul ederek, O’na iman ediyoruz. Hayatlarımızı O’na teslim ediyoruz. Bu şekilde biz de İsa’nın zaferine katılıyoruz, günahlarımız bağışlanıyor, kurtuluyoruz ve İsa’da şifa bulabiliriz.

Amin

No comments: