Wednesday, July 16, 2008

Mesih İsa Çarmıh'ta Ne Yapıyordu?


Fedakarlık ne kadar önemli bir şey değil mi? Annem bu konuda bana örnek oldu. Biz çarşıdayken annem dilencilere para verirdi, hala verir. Evine sürekli yardıma ihtiyaç olanlara davet eder. Çocukken bazen sokak çocukları bizde kalırdı, annem onlara kalacak yer verirdi. Ailesi tarafından kovulmuş gençleri, uyuşturcuya bağımlı olanları, hiç kimsenin ilgilenmek istemediği insanları kabul eder, yardım ederdi. Annem bir çok insanın hayatını değiştirmişti.


Üniversiteye gidebilmem için annem para biriktirdi. Sırf benim okuyabilmem için yeni bir iş buldu. Annem hep kendi hayatından veren bir insandır.
Mesih İsa da öyle. Mesih İsa aslında Tanrı’nın fedakarlığını gösteriyor. Tanrı’nın izniyle Mesih İsa kendi hayatından veren bir insandı. Hastalara şifa verdi, öğretirdi, ilgi gösterdi. Tabii bu fedakarlığı en çok İsa’nın carmıhında görüyoruz. Sonuçta kendi hayatını bile verdi bizim uğrumuza. Mesih İsa çarmıha gerildi ve Tanrı onu ölümden diriltti.

Bugün carmıh hakkında konuşmak istiyorum. Mesih İsa çarmıhta ne yapıyordu? Gerçekten çarmıha gerildi mi? Tanrı buna neden izin verdi? Mesih İsa’nın ölümünün anlamı nedir? Bu sorulara cevap verelim.

Kutsal Kitap İsa’nın çarmıhta öldüğünü açıkca öğretiyor. İsa Mesih zaten çarmıha gerilmeden önce öleceğini bir çok kez bildirmişti.

Matta 20:17-19 şölye diyor.
“Şimdi Yeruşalim’e gidiyoruz. İnsanoğlu, başkahinlerin ve din bilginlerinin eline teslim edilecek, onlar da O’nu ölüm cezasını çarpıtıracaklar. O’nunla alay etmeleri, kamçılayıp çarmıha germeleri için O’nu öteki uluslara teslim edecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek.”

Bu ayetlerde İsa konuşuyor. Kendine “İnsanoğlu” olarak hitap ederdi. İşte “ben teslim edileceğim” diyor. “Ölüm cezasını carpıtacağım, çarmıha gerileceğim”. Burada bahsettiği “öteki uluslar” Romalılar demek. “Ama üçüncü gün dirileceğim” diyor!

Tabii ki aynen İsa’nın önceden bildirdiği gibi oldu. Bunun gibi birçok ayet var aslında. İsa öleceğini biliyordu ve bundan kaçmadı.

Sonra İsa çarmıha gerildi. Bazı öğrencileri yanında duruyordu. Annesi de oradaydı. İsa çarmıhtaki son sözü, Tamamlandı” idi.

Çarmıha gerilmek İsa için bir zaferdi. Çarmiha gerilerek amacını gerçekleştirdi. Hatta Mesih İsa’nın öleceğini O doğmadan 700 yıl önce Yeşaya peygamberin yazdıklarından okuyoruz.

Yeşaya 53 şöyle diyor: “...bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de Rab hepimizin cezasını ona yükledi. O baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi, Kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi açmadı ağzını. Acımasızca yargılanıp ölüme götürüldü. Halkımın isyanı ve hak ettiği ceza yüzünden yaşayanlar diyarından atıldı... Canını feda ettiği için gördükleriyle hoşnut olacak. Rab’bin doğru kulu kendisini kabul eden birçoklarını aklayacak...”

Bu ayetler Mesih’le ilgilidir. Mesih’in nasıl ve neden öleceğini anlatıyor. 700 sene önce! Tanrı’nın planı baştan beri böyleydi. Çarmıha gerilmek, İsa için bir başarısızlık değildi. Eğer Mesih İsa ölmeseydi, Tanrı’nın amacını tamamlayamazdı. İsa ölmek için geldi.

Bazılar düşünüyor ki başarılı olmak acı çekmemek demek. Öldürülmek değil, öldürmek demek. Ama gerçek güç, gerçek cesaret kendini teslim etmekten çekinmez. İsa’nın anlattığı gibi: “Hiç kimsede, insanın dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.”

Ama neden? Tanrı neden buna izin verirdi?

Markos 10:45’i açalım.
“Çünkü İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi.”
Mesih İsa bir kurban olarak, bir fidye olarak geldi. Tanrı’nın fedakarlığını gösteriyor.

İbrahım’ı düşünün.
İbrahim kendi oğlunu kurban olarak feda edecekti ama Tanrı onu durdurdu. İbrahim’in oğlunun hayatını kurtarmak için Tanrı bir keçi sağladı. O keçi, bir fidye olarak, bir kurban olarak İbrahim’in oğlunun yerine öldü. Tanrı bir fidye, bir kurban aracılığıyla İbrahim’in oğlunun hayatını kurtardı.

Bu olay Türkiye’de her sene anılıyor. Kurban Bayramında birçok insan İbrahim’in imanını hatırlayıp bir kurban kesiyor. İbrahim kendi oğlunu feda edecekti ama Tanrı bir kurban sağlayarak o çocuğun hayatını kurtardı.

Aynı şekilde Tanrı bizim hayatlarımızı kurtarıyor. Mesih İsa bir fidye olarak, bir kurban olarak bizim yerimize öldü.

Biz, kendi günahlarımızdan dolayı, ölecektik. Cehenneme gitmemiz gerekiyordu. Ama Tanrı bizi kurtardı, bir kurban sağladı. Mesih İsa’nın kendisi.

Bazılar diyor ki Mesih İsa ölmedi. Tanrı bir peygamberin ölmesine izin vermezdi diyorlar. İsa’nın yerine başka birisi ölmüş diyorlar.

Ama öyleyse diğer peygamberler yanlış söylemiş olur o zaman. Gördüğümüz gibi Yeşaya peygamber mesela, Mesih İsa’dan 700 önce Mesih’in öleceğini anlatıyor. Ve İsa’nın öğrencileri, ailesi, arkadaşları, annesi bile öldüğünü biliyorlardı. İsa gerçekten ölmediyse Tanrı bütün bunları kandırmış oluyor, ve kendi amacını tamamlamış olur. Tabii böyle diyenler Mesih İsa’ya saygı göstermek amacıyla konuşuyorlar ama gerçekten Mesih İsa’ya saygı göstermek kendi sözlerine güvenmek demek.

İsa kendini kurtarabilirdi tabii. O kadar mucize yaptı. O kadar güç vardı. İncil diyor ki melekler bile kurtarırdı İsa çağırsaydı. İsa çivilendi ama Isa’yı o haçta tutan şey çiviler değildi. İsa’nın bize ve Tanrı’ya karşı kendi sevgisi O’nu haça tuttu.

İsa’nın çarmıh gerildiği için biz yaşayabiliriz. Tanrı’nın planı budur.

İsa bizim için bir kurban, fidye olarak kabul edersek onun ödediği ücreti kabul etmiş oluyoruz. Biz Mesih İsa’nın fedakarlığından faydalanıyoruz.

İsa bizim yerimize ölüyordu işte.

Aynı zamanda Mesih İsa’nın ölümü bizim için bir örnektir. Tanrı’nın yüce gücü çatışmalarda değil, dünyasal zaferde değil, çarmıhta gösteriliyor. Tanrı İsa’nın alçak gönüllülüğü ve O’nun acılarını kullanarak hepimiz için büyük bir zafer kazandı. Tanrı’nın sevgisi, İsa’nın sevgisi o kadar büyük ki kendi canını feda etti. Biz de İsa gibi alçak gönüllü olmak istiyoruz. Acı çekerken de Tanrı’yı güvenmek istiyoruz. İsa gibi sevmek konusunda her şeyimizi vermeye hazır olmamız lazım.

Mesih İsa Çarmıhta ne yapıyordu? Bir kurban, bir fidye olarak bizim hayatlarımızı kurtarıyordu. Tanrı’nın sevgisini gösteriyordu bize ve bizim için mükemmel bir örnek sunuyordu.

Duayla biritelim:


Mesih İsa, ateşli ve tatlı sevginin gücü ruhumu dünyadaki bütün şeylerden öyle ayırsın ki, bana karşı duyduğun aşk nedeniyle öldüğün gibi, ben de sana karşı duyduğum aşk nedeniyle öleyim.
(Aziz Fransua’nın Mesih İsa’ya duası)

No comments: